İş Dünyası

2026 KOSGEB Stratejisi: Yeşil Dönüşüm ve Endüstriyel Verimlilikte Yeni Dönem

Küresel ticaret dinamiklerinin sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye’nin KOBİ yapısını güçlendirmeyi hedefleyen 2026 KOSGEB Destek Programları, sanayiciler için kritik bir yol haritası sunuyor. Yayınlanan yeni rehber, sadece finansal bir teşvik paketi olmanın ötesinde, Türk sanayisinin Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi uluslararası standartlara uyum sürecini hızlandırmayı amaçlayan stratejik bir müdahale aracı olarak değerlendirilebilir.

Yeşil Sanayi ve Sürdürülebilirlik Odaklı Yaklaşım

Programın merkezinde yer alan Yeşil Sanayi Programı, imalat sektöründeki işletmelerin karbon ayak izini azaltmalarını ve enerji verimliliğini artırmalarını hedefliyor. Bu durum, özellikle ihracat odaklı çalışan KOBİ’lerin küresel tedarik zincirlerindeki konumlarını korumaları ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi regülasyonlara hazırlıklı olmaları açısından hayati önem taşıyor. Geri ödemesiz desteklerin bu alana kanalize edilmesi, sermaye maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir konjonktürde işletmelerin teknolojik dönüşüm risklerini minimize edeceği öngörülüyor.

2026 başvuru takviminde yer alan teşviklerin, teknolojik derinliği yüksek ve katma değerli üretim yapan girişimlere öncelik vermesi bekleniyor. Bu seçici yaklaşım, kaynakların daha verimli dağıtılmasını sağlarken, sanayideki dijital olgunluk seviyesini yukarı çekebilir. Öngörülen desteklerin; AR-GE çalışmalarından prototip geliştirmeye, geniş çaplı dijital dönüşüm projelerinden nitelikli işgücü istihdamına kadar geniş bir yelpazeye yayılması, makroekonomik ölçekte toplam faktör verimliliğini olumlu yönde etkileyebilir.

KOSGEB’in 2026 vizyonu, Türk sanayisinin rekabetçiliğini düşük maliyetli işgücünden, teknolojik yetkinlik ve çevresel sürdürülebilirlik temeline kaydırma çabası olarak okunmalıdır. Finansmana erişimin kısıtlı olduğu küresel piyasa koşullarında, bu tür hibe ve teşviklerin doğru bir zamanlama ile hayata geçirilmesi, imalat sanayiinde beklenen yapısal dönüşümün en önemli katalizörü olabilir. Uzun vadede bu desteklerin, yerli üretimin küresel pazar payını artırma ve sanayide dışa bağımlılığı azaltma noktasında çarpan etkisi yaratması muhtemel görünüyor.

Kaynak